Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Arakanlı Müslümanlara (Rohingya) yönelik etnik temizlik ve soykırım suçlamalarıyla Myanmar aleyhine açılan davada yedi yıllık yargı sürecinin sonuna geldi. Lahey’deki mahkeme, tarihi nitelikteki nihai hükmünü 19 Kasım’da açıklayacağını duyurdu. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), çıkacak kararın cezasızlıkla mücadelede ve mağdurların adalet arayışında dönüm noktası olacağını vurguladı.
Dava süreci, Gambiya’nın İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) desteğiyle Kasım 2019’da yaptığı resmi başvuruyla başladı. Gambiya, Myanmar yönetimini Birleşmiş Milletler (BM) Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal etmekle suçladı. Bu girişim, soykırım iddialarından doğrudan etkilenmeyen üçüncü bir ülkenin taraf devlet sıfatıyla açtığı ilk uluslararası dava olma özelliğini taşıyor.
Katliamlar, tecavüzler ve kitlesel göç
Davanın temelini, Ağustos 2017’de Myanmar ordusunun Arakan (Rakhine) eyaletinin kuzeyinde başlattığı kanlı askeri operasyonlar oluşturuyor. Köylerin ateşe verildiği, toplu katliam ve tecavüzlerin yaşandığı saldırılar neticesinde 700 binden fazla Arakanlı Müslüman Bangladeş’e sığınmak zorunda kalmıştı.
BM soruşturma heyetleri ve uluslararası bağımsız raporlar, üst düzey Myanmarlı askeri yetkililerin soykırım suçlamasıyla yargılanması gerektiğini belgelerle ortaya koydu. Suçlamaları reddeden Myanmar yönetimi ise operasyonların “terörle mücadele” kapsamında yürütüldüğünü savunuyor.
Mahkemenin yedi yıllık yargı maratonu
Lahey’deki yargılama sürecinde kritik aşamalardan geçildi:
- Ocak 2020: Divan, Myanmar aleyhine bağlayıcı ihtiyati tedbir kararları alarak delillerin korunmasını ve yeni soykırım fiillerinin engellenmesini emretti.
- Temmuz 2022: Myanmar’ın mahkemenin yetkisine ve davanın kabul edilebilirliğine yönelik itirazları reddedildi.
- Ocak 2026: Tarafların nihai savunmaları dinlendi; 11 ülkenin hukuki mütalaaları ve bilirkişi raporları dosyaya dahil edildi.
Gambiya heyeti; Myanmar’ın soykırım sorumluluğunun tescil edilmesini, suçluların cezalandırılmasını, mağdurlara tazminat ödenmesini ve yerinden edilen sivillerin onurlu şekilde yurtlarına dönmesini talep ediyor. Karar bağlayıcı ve temyiz edilemez nitelikte olacak; uygulanmaması durumunda dosya BM Güvenlik Konseyi’ne taşınabilecek.
Çatışmaların ortasında süren dram
Arakan’daki kriz, davanın açılmasından bu yana geçen sürede hafiflemedi. HRW verilerine göre, 2023 sonundan itibaren askeri cunta güçleri ile Budist Arakan Ordusu arasında tırmanan çatışmaların ortasında kalan sivil halk; yargısız infazlar, zorla silah altına alma ve keyfi tutuklamalarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. 19 Kasım’da verilecek karar, Myanmar’daki mevcut baskılara karşı küresel toplumun atacağı adımları da şekillendirecek.


















