İki devletli çözüm planını korumak ve barış sürecini hayata geçirmek için uluslararası bir barış konferansının düzenlenmesi talebinde bulunan Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, Avrupa Birliği (AB) Parlamentosu’ndan bu konuda bir davette bulunulması gerektiğini söyledi.
Avrupa Birliği Parlamentosu, iki devletli çözümün korunması ve uluslararası hukuka, meşru kararlara dayalı bir Filistin devleti kurma çabalarının desteklenmesi gerektiği düşüncesiyle, uluslararası bir barış konferansı çağrısında bulunmuştu.
Avrupa Parlamentosu’nun çağrısını memnuniyetle karşılayan Maliki, bunun pratik adımlara dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Aynı zamanda Henüz Filistin Devleti’ni tanımayan AB ülkelerini iki devletli çözüm taahhüdü olarak Filistin Devleti’ni derhal tanımaya, İsrail’e, bilhassa yeni İsrail koalisyonuna gerçek bir baskı uygulayarak bu çözümü himaye altına almaya çağırdı. Nitekim yeni İsrail koalisyonunda aşırı radikal iki bakan Itamar Ben Gvir ve Bezalel Smotrich’in katı politikalarının uygulanması bekleniyor.
Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, “Uluslararası toplumun iki devletli çözümü korumak için gerekli önlemleri alması, işgalci devleti Filistin Devleti topraklarındaki işgalini sona erdirecek gerçek bir siyasi sürece girmeye zorlaması gerekiyor” ifadeleri kaydedildi. Aynı zamanda İsrail’i tek taraflı adımlar atarak Filistin varlığına karşı açık savaşını sürdürmekle suçlayan Filistin Dışişleri Bakanlığı, bunun iki devletli çözüm ilkesinin ve bağımsız Filistin devleti planının uygulanması yönünde barış sürecini ve müzakereleri yeniden hayata geçirme şansını baltaladığını vurguladı.
Filistinliler son birkaç yıldır uluslararası barış konferansının düzenlenmesi çağrısında bulunuyor. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, bu konuyu Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD yönetimi, AB’ye ve Orta Doğu Dörtlüsü’nün huzurunda açmıştı.
Filistin Otoritesi, yeni ABD Başkanı Joe Biden yönetimini konferansa katılmaya ikna etmeye çalışmış, ancak fikir ABD tarafından destek görmemişti. Diğer ülkeler ise ABD ve İsrail’in rızası olmadan bu konuyu desteklemekten çekiniyor.
Filistinliler bir barış süreci başlayana dek siyasi kazanımlar elde etmeye çalışıyor. En son BM Genel Kurulu (BMGK), Filistin halkının Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Filistin topraklarında ve Suriye’nin işgal altındaki Golan Tepeleri’nde doğal kaynaklar üzerindeki kalıcı egemenliğine ilişkin bir kararı oy çoğunluğu ile kabul etti. 159 ülke karar lehine oy kullanırken 10 ülke çekimser kaldı. İsrail, ABD, Kanada, Çad, Marshall Adaları, Mikronezya, Palu ve Nauru ise karara karşı çıktı.
Filistinliler bu kararı memnuniyetle karşıladı. Maliki, Bu kararın lehinde oy kullanılmasının, Filistin halkının toprak, su ve enerji kaynakları dahil olmak üzere doğal kaynaklar üzerindeki hakkını ve egemenliğini teyit ettiğini, işgalin bu şekilde sona ereceğini vurguladı.
Maliki, İsrail’i Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki filistin topraklarındaki doğal kaynakları sömürmeye, işgal altındaki Filistin topraklarına her türlü atığın gömülmesine bir son vermeye, yerleşimcilerin çevreye zarar veren tüm eylemlerine son vermesini sağlamaya, hayati altyapının yıkılmasını, kuyulara ve tarım arazilerine el konmasını durdurmaya çağırdı.
Filistin’in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, tüm ülkeleri İsrail’i uluslararası kararlara mecbur bırakmak için çalışmaya çağırdı.
Hamas hareketi de BMGK’nın aldığı söz konusu kararı memnuniyetle karşıladı. İsrail’in Filistin’in toprak ve kaynakları üzerinde hiçbir egemenliği olmadığını vurgulayan Hamas sözcüsü Abdullatif el-Kanu, ülkelerin karara yönelik olumlu oylarını takdir ettiğini dile getirdi. Aynı zamanda BM’yi ve tüm ülkeleri bu kararı eyleme dönüştürmeye çağırdı.
Ramallah’ta BM Çocuklar ve Silahlı Çatışma Özel Temsilcisi Virginia Gamba ile bir araya gelen Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye, Gamba’ya gerekli verileri sağlama, Filistin çocuklarını işgal güçlerinin sistematik suçlarından ve yerleşimci teröründen korumanın, haklarını desteklemenin ve yaşam koşullarını iyileştirmenin gerekliliğine değindi. İştiyye aynı zamanda şu ifadelere değindi:
“Filistin’de çocuklar istisnai bir durum içerisinde yaşamaya çalışıyor. İşgal hem çocukları, hem de çocukluğu tehdit ediyor; çocukların hayallerini ve hareketlerini kısıtlayarak onları en temel haklarından mahrum bırakıyor. Çocuklar, cinayet, tutuklama ve yaralama gibi kendilerine doğrudan uygulanan ihlaller dolayısıyla acı çekiyor. İsrail’in yetişkinlere karşı işlediği tüm suçlardan çocuklar da etkileniyor. Nitekim aile üyelerinin şehit edilmesi ve tutuklanması, evlerin yıkılması, arazilerin gasp edilmesi, yerleşimcilerin saldırıları gibi deneyimleri aileleriyle birlikte onlar da yaşıyor. Filistin’deki çocukların yaşadığı acıların gelişimlerine, hayallerine ve hayal güçlerine etkisi asla hesaplanamaz.”
İştiyye, Gamba’dan işgalcilerin ve yerleşimcilerin Filistinli çocuklara karşı işlediği suçların ifşa edilmesi, işgalin teşhir edilmesi, Filistinli çocuklara karşı işlenen suçlar dolayısıyla İsrail’in kara listesine alınması talebinde bulundu.
Şarku’l Avsat’ın Filistin resmi haber ajansı WAFA’dan aktardığı habere göre, Filistin Yönetimi ile işbirliği içerisinde olduklarını doğrulayan Gamba, İsrail’in artan ihlalleri ışığında Filistinli çocukların himaye edilmesi ve onlara yaşam ve eğitim haklarını garanti eden daha iyi bir yaşam sağlanması yönündeki çabalarını vurguladı.
Kaynak: Şarku’l Avsat
















