Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türkiye’nin, terör örgütü PKK/YPG’ye karşı askeri operasyonlar yürütmek için kimseden izin almaya ihtiyacı olmadığını ifade etti. Ankara, ana omurgasını YPG’nin oluşturduğu SDG’yi PKK’nın Suriye’deki bir uzantısı olarak görüyor.
Anadolu Ajansı’nın (AA) bildirdiğine göre Akar, İtalya’nın Il Messaggero gazetesine verdiği röportajda, PKK/YPG’nin Türkiye’nin huzur ve güvenliğini hedef aldığını belirterek, “Ülkemizin ve sınırlarımızın korunması için BM Şartı’nın 51. maddesinden kaynaklanan meşru müdafaa hakkımızı kullanmaktayız. Bunu yaparken de kimseden izin almamız söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.
Akar, Avrupa Birliği (AB), NATO ve ABD tarafından terör örgütü olarak tanınan PKK’nın YPG ve SDG gibi farklı isimler kullanarak uluslararası toplumu yanıltmak amacıyla faaliyet gösterdiğini dile getirdi.
Bakan Akar açıklamasında, “Kilit nokta, PKK ve Suriye’deki uzantısı YPG’nin tek ve aynı örgüt olduğu” diyerek, Türkiye’nin tüm müttefiklerini terör örgütüne desteği bırakmaya ve onunla mücadelede dayanışma göstermeye çağırdı. Ayrıca, Türkiye’nin sadece Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütünü hedef aldığını, Kürtler veya diğer etnik kökenlerle herhangi bir sorunu olmadığını yineledi.
Hulusi Akar, Türkiye’nin Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyduğuna ve savaştan kaçan çok sayıda Suriyeliye ev sahipliği yaptığını vurguladı.
Öte yandan Kürt medyası, Ankara’nın 13 Kasım’da Taksim’de meydana gelen ve 6 kişinin ölümüne 81 kişinin ise yaralanmasına sebep olan terör saldırısının ardından gerçekleştireceğini söylediği askeri operasyondan geri adım atmaya iten ABD baskısından bahsetti. Türkiye terör saldırısının ardından Suriye’nin kuzeyi ve Irak’ta ‘Pençe Kılıç’ isimli hava harekatı gerçekleştirdi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre, haberlerde, ABD’nin 3 yıl önce Suriye’nin kuzeydoğusundan çekildiği bölgelere güçlerini geri göndermeyi planladığı bildirilirken, SDG ise Rusya’nın Kürt birliklerini güney sınırından Suriye topraklarının 30 kilometre derinliğine çekme taleplerini yerine getirmek için Menbiç ve Ayn el-Arap’tan (Kobani) güçlerini ve silahlarını çekip Suriye rejimine teslim etme önerisine henüz onay vermemiş görünüyor.
Kürtçe internet sitelerine konuşan kaynaklar, Rusya, İran ve Türkiye’nin, Ayn el-Arab (Kobani) ve Menbiç’i Suriye rejimine teslim etmesi için SDG’ye baskı yapmaya devam ettiğini ve SDG’nin bölgeleri teslim ettikten sonra geleceğine dair garanti istediğini söyledi. Kaynaklar, ABD baskının Türkiye’yi Suriye’nin kuzeyindeki kara operasyonunu beklemeye almaya zorladığını ancak tüm seçeneklerin açık olduğuna dikkati çekerek, SDG’nin bölgede yeni bir savaşa hazır olduğunu bildirdi.
Rus tarafının geçtiğimiz hafta İstanbul’da gerçekleştirdiği istişarelerde SDG’nin silahlarıyla Menbiç ve Ayn el-Arap’tan çekilmesi ve rejim güçlerinin bu bölgelere yerleştirilmesi formülünü ortaya koymasının ardından Türkiye, Menbiç ve Ayn el-Arap ile SDG’nin Tel Rıfat’tan çekilmesi çağrısında bulundu.
ABD çekildiği yerlere yeniden konuşlanmak istiyor
ABD güçlerinin ise, Menbiç, Ayn el-Arap ve Tel Rıfat da dahil olmak üzere çekildikleri tüm bölgelerde geri dönme ve geri çekilme planları olduğunu SDG’ye bildirdiği aktarıldı. Hali hazırda ABD’de Rakka’ya dönmeye ve bölgede askeri bir üs kurmaya çalışıyor.
Geçtiğimiz Pazartesi günü Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), 19 Kasım’da Pençe Kılıç hava harekatının başlamasıyla devriye yapmayı reddettikten sonra Rus askeri güçleriyle birlikte Ayn el-Arab’ın batı kırsalında ortak devriye düzenledi.
Diğer yandan Haseke’nin kuzeyinde Rus askeri araçları tarafından korunan ve SDG Halkla İlişkiler Ofisi’nin eşlik ettiği rejim güçleri, Amuda’dan Derbesiye’ye ve Ebu Rasin ilçesinin kuzeyindeki el-Esediye köyüne kadar uzanan bölgede unsurlarını değiştirdi.
Suriye rejim güçleri, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde olası bir kara harekatı başlatacağı yönündeki açıklamalarının ardından Haseke’nin kuzeyindeki Kamışlı Havalimanı’ndan Türkiye ile sınır şeridindeki askeri faaliyetlerini artıma kapsamında Rus kuvvetlerinin koruması altında dördüncü kez personel değişimi gerçekleştirerek Türkiye sınırındaki tüm askeri noktalara lojistik malzeme ve yakıt dağıtımı yaptı.
















