Al Jazeera ekranlarında yayımlanan “Anlama Çabası” programı, 2026 ABD Kongre ara seçimlerinde Gazze’deki insani krizin ve Washington’ın İsrail politikalarının seçmen davranışları üzerindeki belirleyici rolünü mercek altına aldı. Analistler ve kampanya temsilcileri, İsrail’e sağlanan koşulsuz askeri ve mali desteği açıkça eleştiren Demokrat adayların yükselişe geçmesinin Cumhuriyetçilerin oy kaybında ve Kongre dengelerinin değişmesinde kritik bir faktör olduğunu vurguluyor.
Özellikle Michigan’da Abdul El-Sayed, New York’ta Zohran Mamdani ve California’da Aisha Ibrahim gibi isimlerin elde ettiği seçim zaferleri, Amerikan iç siyasetinde köklü bir zihniyet değişimine işaret ediyor.
Genç tabanda kırılma: Geleneksel söylem sorgulanıyor
Programa katılan Demokrat Parti üyesi ve Abdul El-Sayed’in kampanya ekibinden Sameh Hadi, Gazze’deki yıkımın ardından eski politikaları sürdürmenin artık siyasi olarak savunulamaz hale geldiğini ifade etti. Demokrat Parti’nin geleneksel insan hakları söylemi ile sahadaki pratik uygulamalar arasındaki makasın açıldığına dikkat çeken Hadi, özellikle genç seçmenler arasındaki öfkenin sandığa doğrudan yansıdığını kaydetti.
Seçim sonuçlarının yalnızca Arap veya Müslüman seçmen tabanının tepkisiyle sınırlı olmadığını vurgulayan uzmanlar; savaş karşıtı duruş sergileyen, İsrail’e yönelik kontrolsüz askeri yardımların kesilmesini savunan ve kaynakların iç sorunlara aktarılmasını talep eden geniş toplum kesimlerinin bu adayların etrafında kenetlendiğini dile getiriyor.
Vergi gelirleri ve iç öncelikler tartışması
Johns Hopkins Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Hafed Al-Gwell ise Gazze’deki insani dramın Amerikan Yahudi toplumunun genç kesimlerinde dahi ciddi bir sorgulamaya yol açtığını aktardı. Filistin meselesinin artık yerel bir azınlık konusu olmaktan çıkıp genel Amerikan siyasi tartışmalarının merkezine oturduğunu belirten Al-Gwell, ekonomik faktörlerin de devreye girdiğini söyledi.
Eğitim, sağlık altyapısı ve yükselen hayat pahalılığı gibi kronik iç sorunlarla boğuşan Amerikan kamuoyunun, milyarlarca dolarlık vergi gelirlerinin denizaşırı askeri operasyonlara harcanmasına tepki gösterdiği kaydedildi. Bu ekonomik argüman, adayların ideolojik kamplaşmalara takılmaksızın doğrudan vatandaşın bütçesine hitap etmesini kolaylaştırdı.
AIPAC desteği oy kaybettiriyor
Seçim sürecinin en dikkat çekici çıktılarından biri de İsrail yanlısı lobi kuruluşlarının sahadaki etkisinin aşınması oldu. Al-Gwell, Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) tarafından açıkça fonlanan veya desteklenen adayların bazı bölgelerde ciddi yenilgiler yaşamasının, geleneksel lobi faaliyetlerinin artık bir avantajdan ziyade seçim yüküne dönüştüğünü gösterdiğini kaydetti. Seçmenlerin sandıkta verdiği bu net mesaj, Washington’ın Orta Doğu politikalarının gelecekteki seyrini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.


















