Amerika Birleşik Devletleri dış politikasının on yıllardır en sarsılmaz tabusu olarak kabul edilen “İsrail’e koşulsuz destek” ilkesi, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat partide yükselen itirazlarla köklü bir kırılma yaşıyor. The Washington Post’tan Michael Birnbaum ve Gerry Shih imzalı analize göre, daha önce marjinal kabul edilen “Tel Aviv ile ittifakın yeniden gözden geçirilmesi” fikri, bugün siyasi yelpazenin zıt uçlarındaki figürleri aynı paydada buluşturuyor.
Bu tarihi yakınlaşmanın en çarpıcı örneği, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile Michigan’dan Senato’ya seçilen ilerici Demokrat Abdul El-Sayed’in eş zamanlı açıklamalarında görüldü.
Vance ve El-Sayed aynı noktada buluştu
Başkan Yardımcısı JD Vance, Donald Trump’ı destekleyen muhafazakar seçmen tabanının İsrail ile olan geleneksel ilişkide artık somut bir değişim istediğini vurguladı. Vance, son Kongre ara seçimlerinde bazı Amerikalıların sırf İran ile girilen çatışma ortamını sonlandırmak ve İsrail’e verilen sınırsız desteği sorgulamak adına Demokratlara oy verdiğini kaydetti. Donald Trump Jr. bu değerlendirmelere tam destek verirken, Başkan Trump da ifadeleri “makul” olarak niteledi.
Seçim kampanyası boyunca İsrail’e askeri yardımların kesilmesini savunan Demokrat Senatör Abdul El-Sayed ise Trump’ın yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık askeri fonu yıl sonuna kadar sonlandırma yönündeki adımını memnuniyetle karşıladığını açıkladı. İki farklı siyasi akımın farklı motivasyonlarla da olsa aynı sonuca varması, Washington’daki ezberlerin bozulduğunu tescilledi.
“1956 Süveyş Krizinden bu yana en büyük çatlak”
Carnegie Uluslararası Barış Vakfı kıdemli uzmanı Aaron David Miller, mevcut siyasi iklimin ciddiyetini tarihi bir benzetmeyle özetledi:
“Bugünkü şartlar, ABD Başkanı Dwight Eisenhower’ın 1956 yılında Washington’a haber vermeden Mısır’a saldıran İsrail’i Sina Yarımadası’ndan çekilmeye zorladığı Süveyş Krizinden bu yana ikili ilişkilerde yaşanabilecek en derin çatlağa zemin hazırlıyor.”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yan yana durmanın her iki parti için de ağır bir seçim faturası yarattığına dikkat çekilen analizde; Demokratların Gazze’deki insani krizi durduramadığı için tabanından tepki gördüğü, Cumhuriyetçilerin ise İran ile savaşa sürüklenmeyi “Önce Amerika” vizyonuna aykırı bularak sorguladığı ifade edildi.
İsrail bürokrasisinde “siyasi yük” alarmı
Washington’daki bu keskin dönüşüm Tel Aviv’de büyük bir tedirginlikle takip ediliyor. RAND Corporation analisti Shira Efron, İsrail’in artık ABD’deki her iki parti için de “siyasi bir yüke” dönüştüğünü ve Netanyahu kabinesinin Amerikan kamuoyunun geniş kesimlerinde ciddi bir antipati oluşturduğunu kaydetti.
Güvenlik uzmanı Yaakov Katz ise İsrail’de olası bir hükümet değişikliğinin dahi tek başına güven tazelemeye yetmeyeceği uyarısında bulundu. Katz; İran politikası, Batı Şeria’daki yasadışı yerleşimlerin genişletilmesi ve yerleşimci şiddeti konusunda köklü politika revizyonlarına gidilmediği takdirde, Washington ile yaşanan güven erozyonunun onarılamayacağını vurguladı.


















